BİRİNCİ PARÇA:ZENGİNLİĞİN TOPLANMASI VE FAKİRLİĞİN DAĞITILMA

"Düşünebilen bir nesil yaratmak ve düşüncelerimizi özgürce paylaşmak için" burada buluşalım.

Moderatörler: Muzaffer Mustafa Altuncu, Osman Nuri Sarı, Özgür Hasan Altuncu

BİRİNCİ PARÇA:ZENGİNLİĞİN TOPLANMASI VE FAKİRLİĞİN DAĞITILMA

Mesajgönderen İlkay Durgun » Sal Eyl 18, 2007 2:03 pm

BİRİNCİ PARÇA: ZENGİNLİĞİN TOPLANMASI VE FAKİRLİĞİN DAĞITILMASI

Bu parça bir Dolar işareti çizilerek yapılır.

İnsanlık tarihinde değişik sosyal modeller zırvalığı dünya düzeni olarak yüceltmek üzere birbirleriyle savaştılar. Şüphesiz neoliberalizm bunların arasında özel bir ödüle layık olacaktır; çünkü onun sosyal zenginlik "paylaşımı" çifte zırvalığın dağıtılmasından başka bir şey değildir: Zenginliğin bir azınlık elinde toplanması ve fakirliğin milyonlarca insanın elinde toplanması. Gerçek dünyada, haksızlık ve eşitsizlik ayırdedici özelliktir. Dünya gezegeni, Güneş Sistemi gezegenlerinin üçüncüsü, 5 milyar insan barındırır. Bunlardan yalnız 500 milyonu rahat yaşarken kalan 4 buçuk milyarı fakirlik ve yetersizlikler içinde yaşar.

İkinci zırvalık zengin ile fakir arasındaki dağılımdır: Zenginler az, fakirler çoktur. Nicel farklılık yasadışı boyutlardadır; ancak iki uç arasındaki denge zenginlikçe sağlanır: Zenginler az sayıda olmalarını milyonlar üstüne milyonlarca dolarlarıyla kapatırlar. Dünyanın en zengin 358 kişisinin geliri (milyarlarca dolar) gezegen sakinlerinin %45'inin gelirinden, yani yaklaşık 2 buçuk milyar insanınkinden, çoktur.

Finansçıların saatlerinin altın köstekleri milyonlarca insan için ağır bir kösteğe dönüşmekte.


Finansçıların saatlerinin altın köstekleri milyonlarca insan için ağır bir kösteğe dönüşmekte. Bu arada "General Motors'un toplam cirosu Danimarka'nın gayrı safi milli hasılasını, Ford'unkisi Güney Afrika'nınkini, Toyota'nınkisi ise Norveç'inkini kat be kat aşmaktadır" (Ignacio Ramonet, In LMD 1/1997 #15). Tüm çalışanların gerçek ücretleri düşmüş, ve bu şirketlerdeki işten çıkarmalara, fabrikaların kapanmasına ve işyerlerinin değişmesine eklenmiştir. "Gelişmiş kapitalist ekonomiler" denen yerlerde işsiz sayısı 41 milyona ulaşmıştır.

Zenginliğin az sayıda kişinin elinde ve fakirliğin çok sayıda kişinin elinde toplanması yavaş yavaş modern global toplumun profilini çizmektedir: Akıldışı eşitsizliklerin kırılgan dengesi.

Neoliberal ekonominin pespayeliği bir rezalettir: "Dünya borç yükü (tüm şirketlerin, devletlerin ve yönetimlerin birlikte) 33 milyar doları, ya da Dünya GSH'sının %130'unu geçmiştir; her yıl %6 ila 8 artmaktadır, ki bu Dünya GSH artışının 4 katından fazladır" (Frederic F. Clairmont. "Ces deux cent societes qui controlent le monde", LMD, 4/1997).

Dünya borç yükü (tüm şirketlerin, devletlerin ve yönetimlerin birlikte) 33 milyar doları, ya da Dünya GSH'sının %130'unu geçmiştir


Büyük çokuluslu şirketlerin büyümesi gelişmiş ülkelerin büyümesi demek değildir. Tam tersine, bir yandan büyük finans devleri daha çok kazanırken fakirlik "zengin uluslar" denenlerde keskinleşerek artmaktadır.

Zengin ve fakir arasındaki fark acımasızdır ve azaldığına dair bir belirti yoktur, artmaktadır. Bırakın farkın kalkmasını, azalması bile sözkonusu değil, bütün gelişmiş kapitalist ülkelerde sosyal adaletsizlik belirginleşiyor: ABD'de 1983 - 1989 arasında en zengin %1 ulusal zenginliğin %61,6'sını kontrol etti. Kuzey Amerikalıların en fakir %80'lik dilimi ise zenginliğin %1,2'sine sahipti. İngiltere'de evsizlerin sayısı arttı; sosyal yardımla geçinen çocukların sayısı 1979'da %7'den 1994'te %26'ya çıktı. Fakirlik içinde yaşayan İngilizlerin sayısı (asgari ücretin yarısından da az geçimlik sahipleri olarak tanımlanır) aynı sürede 5 milyondan 13.7 milyona çıktı; en fakir %10 satınalma güçlerinin %13'ünü kaybetti; öte yandan en zengin %10 bunu %65 artırdı ve son beş yıl içinde milyoner sayısı iki katına çıktı (LMD'den istatistikler, 4/97).

90'lı onyılların başında "... yaklaşık 37.000 çokuluslu şirket, 170.000 yavru şirketleriyle birlikte uluslararası ekonomiyi ahtapot kolları arasına almışlardır." Yine de güç merkezi ilk 200 şirket arasında yoğunlaşıyor: 80'lerin başından beri onlar sürekli şirket evlilikleri ve "kurtarma hedefli satınalmalarla" sürekli büyüdüler.

Böylelikle global GSH içindeki çokuluslu kapital 60'ların başındaki %17'den 1982'de %24'e ve 1995'te %30'un üstüne çıktı. En büyük 200, gezegen çapındaki faaliyet alanları birinci, ikici ve üçüncü sektörleri kapsayan dev şirketlerdir: Geniş çapta tarımsal sömürü, imalat sanayi, finans hizmetleri, ticaret vs. Coğrafi olarak bunlar 10 ülkede yerleşiktir: Japonya (62), ABD (53), Almanya (23), Fransa (19), İngiltere (11), İsviçre (8), Güney Kore (6), İtalya (5) ve diğerleri (4)." (Frederic F. Clairmont, a.g.e.).

Dünyanın “En Büyük 200’ü”:

Ülke Şirket Sayısı İşletmeler Kar (milyar $) Global İş hacmi %si Global Karlar %si
Japonya 62 3196 46 %40.7 %18.3
ABD 53 1198 98 %25.4 %39.2
Almanya 23 786 24.5 %10 %39.2
Fransa 19 572 16 %7.3 %6.3
İngiltere 11 275 20 %305 %8
İsviçre 8 244 9.7 %3.1 %3.9
Güney Kore 6 183 3.5 %2.3 %1.4
İtalya 5 171 6 %2.2 %2.5
İng. Koloniler 2 159 9 %2 %2.5
Küçük Ülkeler (4) 4 118 5 %1.5 %2
Venezuela 1 26 3 %0.3 %0.5
İsveç 1 24 1.3 %0.3 %0.5
Belçika 1 22 0.8 %0.3 %0.3
Meksika 1 22 1.5 %0.3 %0.6
Çin 1 19 0.8 %0.2 %0.3
Brezilya 1 18 4.3 %0.2 %0.2
Kanada 1 17 0.5 %0.2 %0.2
Toplam 200 7850 251 %100 %100
Global GSH 25.223 %31.2

(Frederic F. Clairmont, a.g.e.)



$$. İşte burada ekonomik gücün sembolünü görüyorsunuz. Şimdi doların rengi yeşili alın. İğrenç kokusundan, gübre tadından, çamurdan ve doğuşundan beri üstündeki kandan ürkmeyin...
Kullanıcı avatarı
İlkay Durgun
Sitenin Sahipleri
Sitenin Sahipleri
 
Mesajlar: 280
Kayıt: Pzr Kas 06, 2005 9:27 pm

Dön DÜŞÜNCE PLATFORMU

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron